Seni yaratmış topak,
Yüzlerin gayet berrak…
“Hakikat meyvası” na
Hizmet ediyor yaprak.
Gözün “Nûn vel-Kalemi”,
Seyrediyor âlemi;
Yüzlerinde sıtrolmuş
Her ilimlerin cem’i.
Burnuna vermiş koku,
Koklayan bilmez uyku;
O kokuyu alana
Bir yandan gelmez korku.
Ağzına vermiş kelâm,
Oradan çıkar ilham;
Yüzlerine nakşetmiş
Güzellikleri Mevlâm.
Vermiştir çifte dudak,
Renkleri gayet parlak;
Nasibolursa söyler,
Zaman gelir “enelhak!”.
Verilmiştir çifte kaş,
Ordan görülüyor “arş”…
Bilen, bu gizli sözü
Ehline eylemiş faş.
Vermiştir nurdan kirpik,
Birbirine bitişik;
Kudreti hikmetinden
Yatmazlar, dururlar dik.
Hikmeti koymuş “göz” e,
Daima bakar bize;
İçini tarif etsem,
Yanmadan gelmez söze.
Dizilmiş beyaz dişler,
Hakkın emrini işler;
Bu hikmeti seyreder
Yoldan giden görmüşler.
Düşmek lâzımdır “hâl”e,
Yıkılmak lâzım kale;
Âşıkların bakıyor
Zatını göster Mevlâ!
Yanıyorum, sen göster,
Hep bizlere destur ver;
(Emre) durmaz yanarken
Daim yanmayı ister.
31.1.1945