Senden doğar, olur, başına zelber, (1)
Nereye gidersen, gelir berâber;
Bilen ağızlardan, neler söylemiş;
(Üç şey düşman olur, görünür dilber).
Öldüren zehirdir, tılısımlı tad,
İçinden çıkılmaz; verilir “evlât”;
Böyle bitişiktir, ayrılık olmaz,
Biribirisinden, alıyor hayat.
Nice yol kesiyor, kazandığım “mal” ,
Aklımı, fikrimi, ediyor hammal;
İçinden geçilen, çok dar bir yoldur,
Hiç aslı olmadık böyle bir hayâl.
Sebebi Yaratan; tutturur amaç,
“Cennet-i Âlâ’da yetişen ağaç”;
Halkederken verdin, bütün zerrâta,
(İyi olmaz derttir, bulunmaz ilâç.)
Biz senden soralım: Nedir devâsı?
Tazyikle yenilir, onun meyvası;
Âdem’e, Havvâ’ya, gönderen sensin,
Dönüp de söylersin, onlara: âsî.
Emir veren sensin, neylesin Şeytan…
Sebep olmasaydın, olur muydu can?
Gizlendin her şeye, edip işâret,
Bu hâl dâim döner, işlenir her ân.
Dilinden anlayan, bilir rumûzu,
İsyân etti ise, oldu bir kuzu;
Elini her hâlden, çekince (Emre),
Deryâ gibi, dâim, saklar bu tuzu.
Zapteden: Ekrem Özhatay.
Saat:14.00
Not: Bu doğuş, Emre, torunu İsmâili kucağında uyuturken doğmuştur.
(1) Zelber = Manda arabasına koşulan hayvanların boyunduruklarının iki tarafına sokulan sopalara denir. 18.4.1955