Şavkını vurunca, Yârab! yüzlere,
Ceryânı sıçradı, yakar, bizlere;
Beni parçalayıp, eyledin taksim,
-Dâim seyrediyor- bakan gözlere.
İçinden görünür, sıfâtın senin,
Dudaktan okunur, âyâtın senin;
Bütün âşıkları, etti istilâ,
Hiç ölmek bilmiyen hayâtın senin.
Ne hikmettir Yârab! oynadın oyun,
Dönüp bakanları, eyledin meftun;
Aklına gelenin, bükülür boynu,
Şâdü hurrem-olur, görünür mahzun.
Aklını alırsın, bilmez âhiri,
Unutur bâtını, hem de zâhiri;
Bakışların ile, atarsın ateş,
Volkanların gibi, yanar içeri.
(Emre) tutuşmuştur, külü neylesin…
Hayâtı hazmetti, ölü neylesin…
Gözüyün şâhından, aldı kokuyu,
Dikene bürünmüş gülü neylesin…
Zapteden: Nermin Özbek, Necati Uluçay
Osmaniye, Saat: 20.51
21.1.1960