Ninni deyim kuzum, güzelce uyu,
Melek gibi eyle, sendeki huyu;
Deryâlar doldurur, akar nehirler,
Kalbimin, gözümün kan ile suyu.

İçerim, içerim, kandırmaz beni,
Gönlüme girince, bu (Hicaz), beni;
Kanımı, tenimi, yaktı, bir etti,
Kendimden geçirdi, bulamaz beni.

Bir kerre bakınca, eyledi gaaip,
Şükür, güvenirim, kendisi sâhip;
Tutuşup yanarken, vâkıf olmayan,
Beni anlamayıp, ediyor tâyip.

Göze görünmedik, olmuşum bir kuş,
Her dâim uçarım, inişle yokuş;
Aklımı, fikrimi gaaibeyledim,
Ebedî ayıkmaz, oldum bir sarhoş.

Karşıma çıkınca, eyledi harap,
Fikrim kalmadı ki, eyleyim hesap…
Gözler bakışından, oldum bir mâhmur,
Kendimden geçiren, değildir şarap.

Mânevî şerbetten, verdi bir kaşık,
(Emre) aldı, içti, olunca âşık;
(Menn) ile (Selvâ)dır, dediler ona,
Nur gibi balkırken, kana bulaşık.

Onun için oldu, belâya râzı,
Çekince, verildi, cümle murâzı;
(Ahmed-i Muhtâr)la, Arş-ı Âlâda,
(Sidre) arkasında, kıldı namazı.

Zapteden: Ş. Uçkan, G. Bobuş, İ. Yöntem.
Namrun, Saat:14.00


4.8.1959