Nerelerden geçti, bu hayat yolum?
Bâzı lûtuf gördüm, bâzı da zulüm;
Benim arzum budur: yüzünü görmek;
Şükürler eylerim, olmadım mahrum.

Gözümü, gönlümü, ettin istîlâ,
Bu nasıl lûtuftur, ben gibi kula?
Taş ile toprağa, yönüm dönerdi;
Nereye dönersem; görünür Mevlâ.

Bakıp seyrân-etmek, oldu ibâdet,
Başka lâzım değil, dünyâda devlet;
Kalbe ekilmiştir, hûrî ve gılman,
Oldu, anlayınca, her taraf cennet.

İçinde dolanan, hûrî değildir,
Dilde öğülenin, biri değildir;
Bu haşr ile neşir, hem de kıyâmet,
Gözlerin önünde, geri değildir.

Sırat dedikleri, arkada kaldı,
Mîzânı, kantarı, tâcirler aldı;
Sırrı bilenlerde, kalmadı korku,
Mevlânın dostları, zevkine daldı.

Onun için (Emre) dâim ferahtır,
Gönlünü zapteden, bütün Allahtır;
Bundan sonra ona, gam ile hicran,
Arzû ile emel, büyük günahtır.

Zapteden: N. Kayalıyük
Saat:2.35


10.12.1957