Neler oluyor insan,
Sana edince îman…
Senin âşıklarından,
Eksik olur mu hicran…
Daima hasret çeker,
Seni görmeği ister;
Dostum! sana âşıklık,
Gayet zorumuş (1) meğer…
Yanar sana ulaşan,
Zilifine (2) dolaşan
Kim ki sana âşıktır,
Daim olur perişan.
Unutur gece, gündüz;
Daim seyredilir “yüz”;
Mağripten maşrıka, hep,
Seyir edilir dümdüz.
Aşkındır bütün kudret,
Âşıka eder himmet.
Aşktan himmet görenler,
Bir yana (3) etmez minnet.
Çünkü onundur devlet,
Hizmet eder her millet…
Devlet kapısı açar,
Eğer gelirse zillet. (4)
Etmek lâzım tenezzül,
Orda kokar bütün gül;
(Emre), eğer âşıksan,
Tarif ediyor bülbül.
(1) Zorumuş = zor imiş.
(2) Zilifine = zülfüne, saçına.
(3) Hiç bir tarafa minnet etmez.
(4) Âşıka devlet kapısını açan şey zillettir, mahviyettir. 20.6.1944