Ne kadar, geniştir, Konya ovası…
Hem dahî güzeldir, aşkın havası;
Celâleddin Rûmî, sebep olunca,
Bu Konya, olmuştur, ârif yuvası,

Bütün dünyâlara, ünü yayılır,
Kâmiller içinde, ismi sayılır;
Aşkın ceryânına, gelip tutulan,
Kimisi bayılır, kimi ayılır.

Bu sırdan bilmiyen, acep baş mıdır?
Dünyâda gezer ya, kavî taş mıdır?
Bir ağaç üstünde, sanki bin yaprak;
Yetişen meyvaya, hep yoldaş mıdır?

Ağaç, yetiştirir, ettirir vuslat,
Gıda edenlere karışır hayat;
Sonbahar gelince, dökülür yaprak,
Toprağa karışır, sanki bir afat.

Sana döndük yönü, Büyük Mevlânâ!
Biliriz karıştın, Yüce Rahmâna;
Bilmiyen, arıyor, topraktan seni,
Âriflerin kalbi, mekândır sana.

İlm-ile, aşk ile, sen edildin sâf,
Nice eserin var, sanki bir Mushaf:
Başına toplanıp, sana bakandan;
Yine sen kendini, edersin tavâf.

Bu (Emre) yürüdü, Seyhan elinden,
Hiçbir şey gelir mi, onun elinden…
Bâzı hallerini, söyledin ona,
Yine söyleyensin, kendi dilinden.

Zapteden: Şevket Kutkan.
Kaşınhan, Saat:12.15

Not: Bu doğuş, Konya’ya giderken otomobilde doğmuştur.


13.12.1959