Kim Haktan aldı aşkı,
Odur her daim bâki…
Seni senden çıkarır, (1)
Senden sanadır şavkı.
Çıkar seni aradan,
Sever seni Yaradan… (2)
Senden sana bu, (Emre),
İçinden (3) söyler Sübhan.
Yok ol, bu hâle karış,
Durma ölmeden, çalış; (4)
Ayık, ömre güvenme,
Bin yıl olsa, bir karış…
Biter kendi kendine,
Benzer bir kıl ipine… (5)
Deme, bu yaş geçiyor,
Bitirince, çok sene… (6)
Güvenmişler çokları,
Görmemişler sen Yâr’ı…
Diri iken teslim et.
Hayat denilen vârı.(7)
Sen ölüsün, Hak diri,
Bil de terk et tedbiri;
Akılla yürüyenler,
Bu ilimden çok geri. (8)
Sanma sen seni hürsün… (9)
Yapış aşka, götürsün
O Dilber’den bir göz al,
Kendi kendini görsün.
Göremez başka gözler…
Tarif eder her sözler…
(Emre)! Hakkı görenler,
Her daim onu gözler.
(1) Bu aşk seni kendinden geçirir.
(2) Kendini aradan çıkarırsan, Yaradan seni sever.
(3) Senin içinden.
(4) Ölmeden evvel çalış.
(5) Kıldan yapılmış iplik. Kıl gibi ince bir iplik.
(6) Hakikati anladıktan sonra “ömrüm geçiyor” deme; ebedî dirilikte yaş olur mu?
(7) Hayat denilen varlığı.
(8) Akıllariyle hareket edenler bu ilme çok uzaktırlar.
(9) Kendini hür zannetme. 18.6.1944