İstemem dünyâyı, gözlermi aç,
Yüzün tavâfımdır, gerekmez o Hac;
İki cihan, çıktı, Benim gözümden,
Şimdi bakmak oldu, bana ihtiyaç.

Gözümün ışığı, vurur yıldıza,
Tadım taksîm oldu, şekere, tuza;
Dem gelir, yanarım, güneşler gibi,
Arkadan, dönerim, donmuş bir buza.

Bütün dünyâ, ister, benden, dileği,
Semâvât elinin, dönen feleği;
Benden alır, verir, her peygambere,
Âyât haber veren, güzel Meleği.

Her taraftan, ben’im, alanla veren!
Makaam-ı ulâya, varıp da eren;
(Sidre-i Müntehâ), denen o makam,
Oradan seyredip, bakıp da gören.

Benimle berâber, tapılan Mâbûd,
Benden seyredilir, o canlı yâkut;
Bildi, inkâr etti, onunçün oldu,
Yine ayrılmıyor, edildi merdûd,

Gözü açıklara, her dâim ibret,
Hallerine uyan, çekiyor hasret;
Her taraftan nûrum, karanlık boğdu,
(Emre) seyredince, eyledi hayret.

Zapteden: Fuzûle Emre
Saat:7.55


23.1.1955