Her yandan anılır, Esmâ mıdır bu?
Gözlerden görülür, sîmâ mıdır bu?
Bâzı ayân olur, bâzı kaybolur.
Bilmem gören midir, âmâ mıdır bu?
Arzû ile emel, perdesi midir?
İçten söyler, durmaz, o sesi midir?
Âşıkları yakar, feryâd-ettirir,
Muhabbeti midir, hevesi midir?
Ateşe düşürür, gizli bakışı,
(İsm-i Âzam) mıdır, gözüyle kaşı?
Varlıklar kendinin; görülür kesret;
Binbir ismi vardır, yoktur yoldaşı.
Her renk kendisinin, güneşe benzer,
Durmaz cevlân-eder, gönüller gezer;
(Vâhid-i Kahhâr)dır, (Cemâl) kendisi,
Yüzüne bakanı, kan ile özer.
Eğer âlemlere, edersen üryan,
Gönlünden çekilir, olursun hüsran;
Kulağın duymasın, lâl olsun dilin,
Gözlerinle seyret, olursun hayran.
(Tasavvuf) derler ya, (terk-i dâvâ)dır,
Eğer zaptetmezsen, hâlin havadır;
(Emre)! sende kalsa bir zerre varlık,
Haşrolacağın hâl, hep mâsivâdır.
Zapteden: Kadriye Dârendeli
Namrun, Saat:20.00
3.9.1957