Her şeyler aslını, bulacak birgün:
Gözlerine toprak, dolacak birgün;
Senden evvel gelen, nereye gitti?
Mutlak onlar gibi, olacak birgün.
Anla, çürüyecek, arayan elin,
Konuyu komşuyu, inciten dilin;
Uyanıp görmezsen, – haşir günüdür –
Dağdan, taştan olan arzû, emelin.
(Ahseni Takvîm)dir, sendeki vücut,
Âşık! Rahman olan, içinde mevcut;
(Kürsî-i Rahmân)ı, sâhibine ver,
İçindeki mahlûk, eylesin sücûd.
Suçunu bilirsen, tövbe sendedir,
Ahmedi çağıran, Ebe, sendedir;
İnşâ eyliyeni, idrâk edersen,
(Dört İmam) bulunan, Kâbe, sendedir.
Mevlânın herşeyde, sözü, duyarsan,
İmam olan aşka, eğer uyarsan;
(Arafat Dağı)na, üryan gidilir,
Varırsın, gafleti, bilip soyarsan.
Ayaklar altında, o (Lebbeyk Dağı);
Her irfâniyyetin, sensin durağı;
Gönlünün içinde, düşmüş, tepinir
Allah! Allah! diyen, hüccâc dudağı.
(Emre)! sen de yetiş, orada ol sâf,
Hâlü ef’âline, bil, eyle insaf;
Şükreyle, bir adı, Gaffâr değil mi?
Bilirsen suçunu, mutlak eder af.
Zapteden: Ekrem Özhatay
Saat:6.45
16.5.1954