Hacerül’esveddir, yüzüyün beni, (1)
Çifte hacı etti, görünce, beni;
Başka türlü nasıl, senâ eyleyim,
Gözü görmeyene, Dilberim! seni?
Aşk ile varıp da, eyleyen tavâf,
Cümle günahları, hiç olmaz mı af…
Altın kıymetini, bilmez demirci,
Anca idrâk eyler, anlayan sarraf.
Yüzüne bakınca, gönlümü çaldın,
İçini boşalttın, anca sen kaldın;
Emânet verdiğin, sâde bir hayat;
Ben seni sevince, geriye aldın.
Gezdiğim dünyâyı, bilemez oldum,
İçim kan ağlıyor, gülemez oldum;
Senden başka varlık, nereye gitti?
Ben kendi kendime, gelemez oldum.
Acep nurdan mıdır, yüzüyün süsü?
Îmânı küfr eder, onun örtüsü;
Akıldan, fikirden, eser bırakmaz,
Seher âleminde, tek bir görgüsü.
Bitip tükenmiyor, aşkın ataşı,
(Emre) kaybeyledi, orada başı;
Nice denizleri, dalgalandırır
Gözünden damlayan, kan ile yaşı.
Zapteden: Fuzûle Emre
Saat: 20.30
(1) Yüzüyün = Senin yüzünün. 18.6.1955