Güzelliği senden, açılan gülün,
Karşısında durup, öten bülbülün;
Eğer olmasaydı, yüzüyün şavkı, (1)
Zıyâsı olmazdı, bu doğan günün.
Etrâfında döner, seyretmek için,
Mâtemlere düşer, o, ötmek için;
Dönerek bakıyor, dünyâ yüzüne,
Yakar varlığını, hep yetmek için.
Âşıka görünür, kaşınla gözün,
Senin için onlar, tutarlar hüzün;
Kulakları duymaz, başka sadâyı,
Çünkü doldurmuştur, o tatlı sözün.
Yüzün görünüyor, açan çiçekte,
İnsan sıfatından bakan melekte;
Aşkın kıvılcımı, değerse eğer,
Sabîler zaptolmaz, durmaz belekte. (2)
Şâyet sen bakarsan, taşlar, bulur can,
Durmayıp söylerler, bilinmez lisan;
Aşkına düşenler, tutamaz dili,
Âciz kalıyorlar, görenler, üryan.
Cemâlini açıp, bakanı, sensin,
Muhabbet oduna, yakanı, sensin;
Ne eylesin (Emre), kararsız kaldı,
Nice çeşit çeşit kokanı, sensin.
Zapteden: Fuzûle Emre.
Saat:17.20
(1) Yüzüyün = Senin yüzünün.
(2) Belek = Kundak. 16.1.1955