Gözünden göreni tanı sen, gönül!
Mâtem günü bitti, bundan sonra gül;
Ektiğin tohumlar, artık yeşerdi,
Çeşit çeşit verdi, mânâlı mahsûl.
Cennette yetişen, meyvaya benzer,
Âdem Safiyyullah, Havvâ’ya benzer;
Mevlâyı seyreden, insan gözleri,
Zümrüdü besleyen, yuvaya benzer.
Candan işitene, durmadan öter,
Aşka tutulanı, ediyor beter;
Dünyâ ateşine, benzemez, lezîz,
İçine düşenler, hiç der mi: yeter!
Ezelden tutuldun, durma, yan gönül!
Îman buna derler, gel inan, gönül!
Yerden biten nebat, aşka düşürür,
Durmaz feryâd eder, gönülde bülbül.
Bütün Mevlâdandır, oynanan oyun,
Kimi şâd oluyor, kimi de mahzun;
Tekâmül edince, yetişen meyva,
Ayaklar altına, eğiyor boyun.
Gönül! ham kalırsan, edersin isyan,
O Azâzîl gibi, olursun pişman;
(Emre)nin hâlini, al kabûl eyle,
Meded Resûlâllah! Allahım aman!
Zapteden: Fıtnat ve Turgut Akkaş, M. Özmengü, A. Mirici.
Saat: 16.35 – 16.45
25.5.1955