Göresim gelince, ben, O Cânânı,
Aklımdan çıkardı, cismi ve canı;
Beni meftûn etti, al yanakları,
Unuttum, düşünmem, iki cihanı.
Cenneti, hûriyi eyledim fedâ,
Yüzüme bakıp da, edince edâ;
Gözünü gözümden, ayırsa eğer,
Dilim tutuluyor, çıkmıyor sadâ.
Bir avuç topraktım, Onu görmeden,
Bakınca, karıştım, herşeylere ben;
Hapisâne gibi oldu, sıkıyor,
Dâim gezdirdiğim, kıymetli beden.
Can fedâ eyledim, al, eyle kabûl.
Kurbân olmayanlar, değilmiş makbûl;
Yüzümü sürerek, kapına geldim,
Ne olur, sen beni, al, et tenezzül.
Nice yıldanberi, döküyorum dil,
Her şeye baktım ki, ben’im çok zelîl;
Benim Mâbûdumsun, taparım sana,
Beytullahım sensin, hem dahî delîl.
Unuttum varlığı, ettim intisap,
Aklımda, fikrimde, kalmadı hesap;
Kaşın (Velleyli)dir, yüzün (Vedduhâ)
Mihver olan burnun, bana bir (Mihrab).
Akla düşeliden, tutamam karâr,
Âdem gönlündesin, değilsin duvar;
Bilmiyenler, seni, taştan, topraktan,
(İsmâil)in gözü, kalblerden arar.
Seni rastgetiren, benim, âhımdır,
(Settârûl’uyûb)sun, hep günâhımdır;
Değil dünyâ zevki, aşka düşüren,
Gönüller sâhibi, bir Allahımsın!
(İnnâlillâh)sözü, kulağımdadır,
Çınlayan sadâsı, dimâğımdadır;
Zâtı, her yanımı, etti istîlâ,
Sıfâtı, kelâmı, dudağımdadır.
Bir mecnûna döndüm, bilmem ne etti…
Cevherin tohumu, beynimde bitti;
Bütün irâdeme, hükmeden Odur,
Benim (Emre)liğim, nereye gitti?
Kurtuldum ben ondan; istemem bulmak.
Bilen kendi imiş, benmişim ahmak;
Oniki delikli bir ney eyledi,
Üfledikçe, çıkar, dâim (Enelhak!)
Zapteden: Neş’e Emre
Saat:9.00 – 9.20
31.3.1956