Eğer kalksa perdeler,
O bakış, canı deler;
Kim bu hâle düşerse,
Var olmayı tövbeler.

Gönülden giderse put,
Oraya gelir Mahmut;
Ona âşık olunca
Niceler çaldı nâsût. (1)

Yok olur, ona gider,
Her vârını terkeder;
O yüzü görmek için
Çokları domuz güder.

Böyle eder tecelli,
Değerse Dostun eli;
O yüzü görmek için
(Emre) olmuştur deli.

Deli değil de ya ne?..
Yanmış, dönmüş büryâne; (2)
Ne çare, (Emre) gönlü
Olmuştur tımarhane. (3)


(1) Nâsut çalmak = Can, mal mülk ve dünya sevgisinden ibaret olan “nâsût” âlemini terk etmek, yere çalmak.
(2) Büryan = kebap.
(3) Dikkat edilirse bu doğuş, kendinden bir gün evvel doğan bir önceki doğuşun, mânâca devamından başka bir şey değildir. 13.11.1944