Dünyânın varlığı, hayâle benzer,
Elini uzatmak, vebâle benzer;
İçinde bir Dilber, dolanıp durur,
Onu seyreylemek, visâle benzer.
Yârab! görünüşü, ne kadar câzip…
Ondan başka yoktur, her şeye sâhip;
Ağaç kalem olsa, deniz, mürekkep;
Yazıp bitiremez, her gelen kâtip.
Adedi bellisiz, geldi peygamber,
Bildikleri kadar, verdiler haber;
Takvâ olanlarla berâber oldu,
Âşık olmayandan, saklandı Dilber.
Çoğu: (bildim) dedi, düştü gurûra,
Gözü rastgelmedi, Güzel Settâra;
Yoklukla yürüyen, oldu muvaffak,
Armağan götürdü yoğu Gaffâra.
Lâyık olanları eyledi kabûl,
(Emre) onun için eder tenezzül;
Baktı ki varlıklar, bütün şirk imiş,
Ateşlere yakıp, eylemiştir kül.
Zapteden: N. Yaramış
Namrun, Saat:13.22
13.8.1957