Dost yüzünü gören, bu göz değil mi?
Hâlini söyleyen, bu söz değil mi?
Sırat Müstakîmi, târîf ederler,
Kıl gibi değildir; hep düz değil mi?

Asfalta benziyor, gittiğimiz yol,
(Dardır) derler amma, gaayetle o bol;
Mutlak vâsıl olur, hazmı olursa,
Hakka doğru gider, azmeyleyen kul.

Sen: (Yâ Allah!) dersen, O söyler: (Lebbeyk!)
Yüzüne seyreder, göz ile kirpik;
Bütün kuvvet onun; fâili kendi;
Her şey kendisinin, kendisi Mâlik.

Dillerden söyleyen, kulaktan duyan,
Her şeyi muhittir, her yerde ayân;
Zerre ile birdir, (Küll)le berâber,
Seyreylemek için, gafletten uyan.

Damarında gezen kanında dolu,
Kendisi kaplamış, sağ ile solu;
Mânâ dili bilir, durmaz çağırır
Sözünü işiten sevgili kulu.

Yeter, sende olsun, bu hüsnüniyet,
Dâim seni sever, etmez eziyet;
Okudun, dinledin; anladı (Emre),
Yetmişiki dilden, söylüyor âyet.

Zapteden: F. ve T. Akkaş, M. Özmengü, A. Mirici.
Saat:18.0 – 18.17
Otomobilde doğmuştur.


25.5.1955