(Dost ili)nden geldim garip…
Yaradanım! sen ol sahip;
Bir (Kâmil) (1) zuhur eylese
Bir çokları eder tâyîb.

Ehli olan eder ikrar,
Hazmetmiyen eder inkâr;
Görmiyenlerin gözünde
Fekkedilmemiş mühür var.

İnkâr eder onun için,
Buğuz eder için için;
Âşık, görür, ferah olur,
İnkâr edenler tutar kin.

Böyle olmuş ezelîden;
İkrah ederler (velî)den,
Bu hâl, süzülmüş gelmiştir
Yezîd evlâdı, Aliden. (2)

Emir olmuştur Mevlâdan,
Ferman gelmiştir bâlâdan;
Himmeti aldı Hüseyin,
Susuz, yanan Kerbelâ’dan.

Başını çevirdi topa,
İstedi velvele kopa;
Neyledi Şimir onlara,
Elden ele kapa kapa.

Hasana neyledi zehir…
Ehline bu hâller zâhir,
Bu (Emre) razı olunca
Hakikat gördü: penzehir. (3)


(1) İnsân-ı Kâmil.
(2) Bu hâl ötedenberi hep böyledir: Yezîd evlâdı, Aliden ikrâh ederler.
(3) Emre razı olunca anladı ki penzehir olan şey, (hakikat ilmi) dir. 14.7.1945