Sensin beni eden diri,
Sende gördük Peygamberi,
Bütün âlemin Dilberi!
Ne ben vârım, ne irfânım…
Ölürüm sen de olmasan;
Dilimden söyliyen lisan,
Bildim, senin, ad ile san;
Ne ben vârım, ne irfânım…
Sensin bu dünyânın mâhı,
İki gözlerimin şâhı;
Ettirirsin bana âhı;
Ne ben vârım, ne irfânım…
Sensin dilimden söyliyen,
Seni sıtreyleyen: beden;
Seni buldum; ben, oldum sen;
Ne ben vârım, ne irfânım…
Sensin âşıklar ceryânı,
Diri olanın her canı;
Nûra beledin insanı;
Ne ben vârım, ne irfânım…
Nur saçarsın dağa taşa,
Seni cevlân-eden başa;
Gizlenmişsin göze, kaşa;
Ne ben vârım, ne irfânım…
Senin ile dolu felek,
Bendi kabûl-olur dilek;
Nasîb-oldu seni bilmek;
Ne ben vârım, ne irfânım…
Ben bir hiçim, bilen sensin,
Yüzlerimden gülen sensin,
Bu gönlüme gelen sensin,
Ne ben vârım, ne irfânım…
Gönülleri ettin ışık,
Olur her yana bulaşık;
(Emre) yanmaya çok âşık;
Ne ben vârım, ne irfânım…
Senin ile erkân, edeb,
Senin ile doldum ben hep,
Gözün, kaşın oldu sebep;
Ne ben vârım, ne irfânım…
Zapteden: M. Görgün, Ö. Altonören, N. Özsevenler.
Namrun, Saat:11.20
16.7.1960