Gönlümüze oturdu Yâr,
Bizi eyledi bahtiyar;
Onun ile bir olunca,
Kulağımız neler duyar…

Gözlerden çözüldü mühür,
Esirlikten biz olduk hür;
Perdeler yandı ateşe,
Aklımız, çok gönül görür.

Temiz kalbe kurduk mekân,
Öylece buluruz imkân;
Edemeyiz sır âşikâr,
Çünkü bozuluyor erkân.

Onlar, hâlimizi sezer,
Dünyâdan, canından bezer;
Seyrân-eder nice cennet,
Gözümüzden girip gezer.

İçinde var yüzbin cihan,
Akılla edilmez seyran;
Girenden (Yokluk) istiyor;
Neye muhtâc-olur Rahman?

Çeşitli var hazînesi,
Orda eksik olur nesi…
(Emre)nin dudaklarından
İlân eder O’nun sesi.

Okutuyor binbir ilim,
İşitenler, olur âlim;
Derle, topla; (Bir Nokta)dır;
Hulâsası: (Kalb-i Selîm).

Zapteden: M. Görgün, Ö. Altınören, N. Yaramış.
Namrun, Saat:17.15


14.7.1960