Sen kahveyi güzel kavur,
Cağrayı ağızdan savur; (1)
Nargileyi sorar isen,
O gâvurlardan da gâvur.

İçeriz göz kadehinden,
Hakka vâsıl-olur beden;
Hâl, tecellî etmeyince,
Sakın sorma: (Bu hâl neden?)

Lezzet alamaz ceryansız,
Târîf-edilir lisansız;
Bizden alıp içmiyenler,
Ebediyyen kalır cansız.

Alıp çeken, hayrân-olur,
Bizim gibi üryân-olur;
Bu (Şarâben Tahûrâ)dan
Tatmıyanlar, hayvân-olur.

Bu el, âşıklara sunar;
Mânevî ateşe yanar,
Yüzümüzü görmeyenler,
Kendisini diri sanar.

Bilmez ne gelir başına,
Dünyâda yaşar boşuna;
Her hayâtı rüyâ gibi,
Âşıktır dünyâ taşına.

Kendisine verir pâye,
Hayat sâhibidir gûyâ…
Bu (Emre) üryân-eyledi,
Ehli baksın doya doya.

Gördüğüyle bir can olsun,
Kanı ile bir kan olsun;
Riyâlar geçsin kendinden,
Emredilen îmân-olsun.

Zapteden: M. Görgün, Ö. Altınören.
Namrun, Saat:16.20


(1) Cağrayı = Cıgarayı. 14.7.1960