Destur alınca bu dil,
Durdurmak kabil değil,
Kendini unut gayri,
“Benim!” deme İsmail.
Teslim et sahibine,
Arzu, emel neyine?..
Bütün her varlığını
Sen terket istiyene.
Hepisine et vedâ,
Böyle emretti Hudâ
Can bülbülünü uçur,
Kafes dursun burada.
Eğer olmazsa kafes
İşitilmez Dosttan ses;
Kafesten bakan bülbül,
Gül görse eder heves.
Aşka gelince öter,
Ona gül açar, biter;
Davet edilmiş iken.
Yürü, durduğun yeter.
Hazır olmuşken mekân
Terk eyle, kalsın viran;
(Emre) seni bekliyor,
Yolunu açtı Cânân.
24.3.1946