Bugün yine yandım, dumanım tüter,
Bir vîrâne oldum, baykuşlar öter;
Gönül! sever isen, sevme ölüyü,
Âşıklara sevgi, bir tâne yeter.

Sevdiğin bir varlık, olmasın mundar,
Başına dünyâyı, gelir, eder dar;
Kaçarsan cihandan, yetişir, tutar;
Âşıklara sevgi, bir tâne yeter.

Eğer lâzım ise, sana bir mürşit,
Onun gönlü bir renk; bulunmaz çeşit;
Ver iki kulağı, sözünü işit:
Âşıklara sevgi, bir tâne yeter.

Onun gözlerinden, Hak, eder zuhûr,
Gönlü deryâ gibi, her şey bulunur;
İçinden fışkırır, her yüzlere nur;
Âşıklara sevgi, bir tâne yeter.

Akıllar ermedik devlet, Ondadır,
Yüzüne bakana himmet, Ondadır;
Saltanat sâhibi Kudret, Ondadır;
Âşıklara sevgi, bir tâne yeter.

Orada bulunur, dörtyüz peygamber.
Alır, verir dâim, varana, haber;
Hepisinin başı, sâde bir Dilber;
Âşıklara sevgi, bir tâne yeter.

(Emre)! o sevdiğin, ölmüştür, ölmez,
Allahussameddir, yere bükülmez,
Yüzünü görmeyen, cihanda gülmez;
Âşıklara sevgi, bir tâne yeter.

Zapteden: Neş’e Kayalıyük
Gaziantep – Saat:8.40


20.8.1956