Bu yol sevdadan geçer,
Sevenler “lâ” dan geçer,
Âşıkların yolları
Daim Mevlâ’dan geçer.

Burada koyar canı,
Arzu eden Cânânı;
Âsümandan geçerken
Yıldız olur seyranı.

Onu görür her nücum,
Ederler ona hücum;
Geçen şamdan olmuş,
Dudakları da bir mum.

Geceyi gündüz eder,
Işığı dümdüz eder;
Uzaktan seyir eden,
Hâlimizi, söz eder.

Nidem, meşrebi değil,
Âşık mezhebi değil;
Burda âşıklar okur,
Çocuk mektebi değil.

(Kürsü) de durur Rahman,
Sever eder imtihan;
Şahadetname yazar,
Yazdığı mürekkep: kan.

Kalemi dürter cana,
Kâğıdı boyar kana;
Bu bir aşk âlemidir,
Benzemiyor irfana.

Bilinmez akıl ile
İlm ile, “nakil” ile
Zümrüdüanka kuşu
Bağlanır mı kıl ile?..

Varma, seni parçalar,
Ateşi seni dağlar;
(Emre) eğlendirmeye,
Durmaz candan nay çalar.


8.7.1945