Bu ne hâldir, mekân kurdun başıma,
Sel eyledin, gözlerimin yaşına;
Ayna ettim, gece gündüz bakarım
Sevdiğimin iki hilâl kaşına.
Ortasında nice sırlar mevcuttur…
Hiç durmadan fırlanıyor, sanki (Tûr);
Mekân kurmuş nice âşık, bekliyor,
Cümlesinin bir (Dilber)i oturur.
Bâzıları, baka baka lâl olmuş,
Canı, teni, o Güzele malolmuş:
Göz lezzeti, anlatılmaz kimseye,
Vücûdu yok ruh gıdâsı, bal olmuş.
Bir şaraptır, elden ele dolanır,
Seyredenin, göz dudağı sulanır;
Methetmeğe, kul kelâmı yetişmez,
Konuşanlar, kuş dilini kullanır.
Kimi Leylâ, kimi Mecnûn olmuşlar,
Kayıs gibi sararıp da solmuşlar;
Kendileri gaaibolmuş, Mâşukta,
(Emre)! seyret, o (Nokta)ya dolmuşlar.
Zapteden: Fuzûle Emre
Saat:?
13.5.1955