Bu dünyâ, ne kadar, dolmuş, boşalmış…
Ne zâlim insanlar, gaflete dalmış…
Mazlum olanları, parası ile,
Cefâ etmek için, kul diye almış.

(Dünyâ benim!) diye, olmuştur mağrur,
Kendi helâk olmuş, eseri durur;
Kimisinden (Cemâl), kiminden (Celâl),
– Kaanûnun böyledir – ediyor zuhûr.

Kendisi yok olmuş, bırakmıştır ad,
Nerelere gider, çeşitli hayat?
Zâlim, âdil olan, durmaz anılır,
Verdiğin dillerde, ediliyor yâd.

Akıllar yetmiyor, esbâbın nedir?
İyi, kötü diye, hesâbın nedir?
Nârın ile nûrun, bilirim, haktır,
Sana dönenlere, hitâbın nedir?

(Miskaale zerretin), duy, (hayren yereh),
Her eden buluyor, mutlak, bir zerre;
Bütün şefkat ehli, sana varıyor,
Doğru yollarını, hep göre göre.

Bâzısı, dünyâya, olur kumandan,
Bir baştan bir başa, dolduruyor kan;
Kimisi ister ki, ihyâ eylesin,
Bâzıları, yakıp, eyliyor vîran.

Helâk olup gider, eden sefâhat,
Rahmetle anılır, eyleyen şefkat;
(Hâzâ yevmünnüşûr) sözleri haktır,
Ne sıfata mazhar görülür cellât?

Çok şükür, doğmuştur, adâlet günü,
Felâha dönmüştür, dünyânın yönü;
Senin emrin ile, her taraf doldu,
– (Emre) işitiyor – hidâyet ünü.

Zapteden: Vasfiye Değirmenci
Saat:8.50

Not: Bu doğuş, mânevî nûrun, Hıristiyanlık adı altında Romalılar arasında yayılmasını ve Neron’un zulmüne galebe çalmasını gösteren (Kovadis) adlı filim seyredildikten sonra doğmuştur.


24.2.1955