Bu deryanın yoktur haddü pâ-yânı,
Gül bezenmiş, görünmüyor dört yanı,
Görünürse âşık eder insanı;
Görmek için canı vermesi gerek,
Canı verip, onu görmesi gerek.
Çok sayılsa, bitmez dalga adedi,
Dalga sayan o Dilberi görmedi,
Ateşten korkan ayaklar ermedi;
Görmek için canı vermesi gerek,
Canı verip, onu görmesi gerek.
Varmak için lâzımdır çok cesaret,
İbretle bak, ne eyledi Muhammed.
Arkasına nice uydu cemaat…
Görmek için canı vermesi gerek,
Canı verip, onu görmesi gerek.
Kendi gitti, burda kaldı mânâsı,
Aşktır bütün her hallerin anası;
Nasıl görsün mürşide olan âsi.
Görmek için canı vermesi gerek,
Canı verip, onu görmesi gerek.
Nefsi koyup Hak sözüne uymalı,
Âşık olup sözlerini duymalı,
Âşikârdır uyanların her hâli…
Görmek için canı vermesi gerek,
Canı verip, onu görmesi gerek.
Kim uyarsa benlik dağını aşar,
Kalbi katı olan seyreyler, yumşar,
Bu tevhidi görür, görenler şaşar,
Görmek için canı vermesi gerek,
Canı verip, onu görmesi gerek.
Bu ateşe değeni ateş alır,
Kendisi yok olsa o Dilber kalır,
“Belî” dedi, hiç (Emre) der mi “hayır!”?
Görmek için canı vermesi gerek,
Canı verip, onu görmesi gerek.
22.7.1945