Bu çiçekler yeryüzüne döşenmiş,
Rengi veren can içinden özenmiş,
Kamer, Zühre, Merih ile beraber,
Seyredince hep yer yüzüne inmiş.

Kudret eli hizmet etmiş, dikilmiş,
Gören görür, nice emek çekilmiş…
Binbir çeşit renkleri var, görünür,
Kıymetini koku alanlar bilmiş.

Açılmışlar olmamışlar hiç mahrum,
Kimi zalim, kimisi de çok mazlum;
Hepisi de vuslat ister Âdem’e,
Kokusuyla, görünce eder hücum.

Halleriyle varır, aslını bulur,
Kimi azap çeker, kimi mest olur;
Birbirine hiç benzemez kokular,
Renklerine göre ediyor zuhur.

Herbirisi âşıkına döker dil,
Âşık olan, Mâşuk’tan ayrı değil;
Ey çiçek! sen renklerine sahip ol,
Seni seven bahçevanına sevil.

Haydi çiçek! görmek istersen Yar’ı
Bahçevana eyle ah ile zârı;
Gece gündüz yetiştirmeğe seni,
Sen teslim ol, o eyliyor tımarı.

“Dost” görünmez, yere serilmeyince,
Beslediğin canın verilmeyince;
Her sözlere kulak verme sevdiğim,
Aynelyakîn o yüz görülmeyince.

Her yanında işaretle beli (1) var,
Yerde, gökte, yıldızlarda eli var;
Her dillerden söz söyliyen kendisi,
Yetmiş iki mânâ söyler dili var.

Sözü duyup bakandan ayrı değil,
Kendisine uyandan ayrı değil;
İhâta etmiştir altı köşeyi,
Her renkleri sayandan ayrı değil.

Gönül! âşık isen sen aşka dokun, (2)
Odur çiçeklerden, güllerden kokan;
Ayrı değil (Emre) den söz söyliyen,
Âgâh olur kendi nefsinden korkan. (3)

Aşka yanmış bu sırra agâh olur,
Doğruların sevdiği, Allah olur;
O Cânâna âşıkların hep işi
Gece gündüz efgan ile ah olur.

İşi daim âşıkın hicran olur,
Ayrılırsa durduğu, zindan olur
Bu dünyayı sevmiyenin devleti:
Son deminde, sevdiği, ihsan olur.

Âşıkların sevdiği Leylâ olur,
Ona yardım eyliyen Mevlâ olur;
Gönlünü kim yere döşer burada,
İhsan eylenilenler bâlâ olur.

Âşık olsa Leylâ’sına bir kişi,
Kaybolur gönülde olan teşvişi;
Mâlâyânî sözleri hep terk eder,
Mâşuk ile sevişmek olur işi.

Kim ki âşık, burada, Mâşukuna,
Mâşuku gelir onun yakınına;
(Emre) bildi, teslim etti canını,
Bin dahi olsa, kurban eyeler O’na.


(1) Bel = alâmet, işaret.
(2) Dokanmak, tokanmak = temas etmek, dokunmak.
(3) Bu doğuş tarihlidir; kendinden sonraki doğuşla, mana irtibatı dolayısıyla birleştirilmiştir. 1.1.1945