Bu aşkın makaamı, yüceden yüce…
Bir vatandır, yoktur, orada gece;
Varıp erişenler, ilim okuyor,
Gözünen değildir, edilmez hece.
Her dâim söylenir, Mevlâ destanı,
Hayattan ekilmiş, bağı, bostanı;
Hemi kokar, hem de, mânâ bildirir
Çeşit çeşit açmış, o gülüstanı.
Herbir yaprağından, çıkar çok sadâ,
İçine girene, ederler edâ;
(Sekaahum Rabbuhum) meyvası verir,
Lâyık olanlara, dağıtır Hudâ.
Kendisinden geçen, oluyor sâhip,
Göz ile bakana, o Dilber gaaip;
Bu bîçâre (Emre) yandı, kül oldu,
Acebâ olur mu kokusu, nasip…
Zapteden: Fuzûle Emre
Saat: 18.15
2.12.1954