Birçokları pervane gibi döner,
Pervanenin hâlini bilmek hüner,
Bu ömür kandili elbette söner,
İmdat senden, mürüvvet senden Cânân.

Bu hâl, nasıl olsa, gelir başına,
Kavuşmak ister Cânân yoldaşına,
Gafletle girdi kırkaltı yaşına,
İmdat senden, mürüvvet senden Cânân.

Kırkaltı yıl geldi, geçti yel gibi,
Hemi dahi geldi, geçti sel gibi,
Cânân! sen eyleme beni el gibi,
İmdat senden, mürüvvet senden Cânân.

Kimse muraz almamış doya doya,
Niceleri aldatmıştır bu dünya…
Nefse uyanlara vermedin hayâ
İmdat senden, mürüvvet senden Cânân.

Bu ömürler gelir, geçer durmadan,
Birgün gelir, dönmez olur bu lisan
Ceset ölür, hiç kalır mı dert, derman…
İmdat senden, mürüvvet senden Cânân.

Herkes fâni olur, baki kalırsın,
Âşık olanları sana alırsın,
(Emre)ye imdad eyle, sana varsın,
İmdat senden, mürüvvet senden Cânân.