Bir kâmil (1) eder zuhur,
Olur her yana meşhur;
Ezelî bir âdettir,
Birçokları görür hor.
Bu, bir yerden gözaçar.
Görenler eder ikrar;
Bu hâli bilmiyenler
Neylesin eder inkâr.
Ezelden budur âdet,
Bilmiyenler görür bed;
Ahmed inkâr edildi
Okuyor iken âyet.
Okundu, oldu Kur’an,
Okunuyor her zaman;
Dinledi Ebûcehil,
Bildi, etmedi iman.
Nefsi eyledi iğvâ,
Dedi: bu sözdür hava… (2)
Fedakârlık lâzımdır,
Değil bu hâl bedâva.
Seyreyleyin Ali’ye
Gördü “hak!” (3) diye diye.
Dostu seyretmek için
Lâzımdır çok baş eğe.
Lâzım secdei Rahman,
Etmeli canı kurban;
O gönül sarayına
Giremiyor hiç her can.
Nasibeyle, Yaradan!
Kim akıtır gözden kan;
(Emre) rica ediyor,
O, orda kursun mekân.
(1) İnsan-ı kâmil.
(2) “Muhammed’in söylediği sözler, hava cıva kabilindendir” dedi..
(3) Hak! = “evet, doğrudur!” mânâsına.