Bir “hâl” eyledi zuhur,
Ben çok dedim: geri dur!
Nidem, zamanı geldi,
Hüküm aldı, durmuyor.

Çıktı (Ye?cüc) le (Me?cüc)
Cihana oldu gülünç;
Sakın yaka tutturma,
Kurtarması gayet güç.

Geziyor sokak sokak,
Ona izin verdi Hak;
Çalgısına seyreder
(İlim) siz olan ahmak.

Çaldığı çalgı öter,
Ünü (1) dünyaya yeter;
Pencereden bakanın
Başında buynuz, biter.

Arkadan gelir (Deccâl),
Der ki: benden ibret al!
Çoğunu aşktan etti;
Vücudu yoktur, hâyal…

(Hava) dan almış vücut,
Zâlim, her yerde mevcut…
Nefsin ile harb eyle,
Öldür de bu (aşk)ı tut.

Öldür de sen, olsun leş,
O zalimlerle güleş… (2)
Bu sözleri Haktan duy,
Gönlünde doğsun güneş.

Mârifetullah yazar (3)
Seyrediyor, bizde var; (4)
(Emre), öldürmek için
Bir (Kâmil) (5) bul da yalvar.


(1) Ün = ses.
(2) Güreşmekten güreş.
(3) ve (4) Mârifetullahı bilen kimselerin yazmış oldukları kitaplarda ve meselâ (Mârifetname) de bu (hâl) yazılıdır. O kuvvet şimdi de bizim gözlerimizden seyrediyor ve bizim dilimizden söylüyor) denilmektedir.
(5) Kâmil = (İnsân-ı Kâmil). 24.1.1945