Bilerek tapınca, Mâbûdum sensin,
Sende yok olunca, vücûdum sensin;
Gözüm görmez oldu, iki cihânı,
Nereye dönersem, şühûdum sensin.

Gözümün içinde, bakanım sensin,
Bir ateş düşürüp, yakanım sensin;
Unuttum çiçeği, gülü, reyhanı,
Kalbimin içinde, kokanım sensin.

Benim kulağımdan duyanım, sensin,
Mürşidi Dânâsın, uyanım sensin;
İki ellerinle tutup da beni,
(Kürsî-i Rahmân)a, koyanım sensin.

Dâimâ ben! diyen, sensin dilimden,
İşâret eyleyen, iki elimden;
Kur’ân-ı Kerîm’i, sensin yazdıran,
Siyah akıttığın, gözler selimden.

Ahmedin dilinden, okuyan sensin,
Yazanın eliyle, dokuyan sensin;
Şiddetli ateştir, dayanmaz dünyâ,
Alıp da canıma, hep koyan sensin.

Dayanır dururum, (Kaalûbelî)den,
Aşısını aldım, ben (Develi)den;
Mânâ-yı ilâhî, (İlm-i Ledün)dür,
Öğrendim, okurum, sırrı Ali’den.

Kâğıdı, kalemi, öyle semâdır,
Görüp okumayan, gözden âmâdır;
Durdurmak isterim, ben bu dilimi,
Duyan câhil değil, her ulemâdır.

Zapteyleyim derim, yanar içerim,
Akar gözyaşlarım, alır içerim;
Ben fedâ eyledim, tâ ezelîden,
(İsmâil Emre)den, vâdim, geçerim.

Zapteden: N. Kayalıyük
Namrun, Saat:8.10


28.9.1957