Ben neyleyim, şaşırdım,
Aklımı hep kaçırdım;
Âr ü namus gidince
Dostu iline aşırdım. (1)

Gitse kibirle riya,
Gelir edeple hayâ;
Edep olan gönüle
Dolar aşk ile derya.

Böyle olur evliya,
O ziya verir aya…
Bütün ırmaklar aksa
Derya mümkün mü doya…

Aşksız bu işler olmaz,
Aşksız olanlar durmaz;
Dünyanın suyu aksa,
Gine o deniz dolmaz.

Kendisinden kendine,
O derya dolmaz yine;
Bütün sular akıyor,
Girmek için evine.

Güneş vurunca kaçar,
Geri gelmeğe (2) uçar;
Budur tabîatullah:
Deryaya düşer naçar.

Düşer, kendini bilir,
Hakkın fendini bilir;
Âşık, bulur Dostunu,
Sofu, dinini bilir.

Sofu ayrılmaz dinden,
Âşık, Dostun kendinden
Seyreyleyin (Emre) yi,
İçer derya dibinden.


(1) Kendi kendimi Dost memleketine aşırdım.
(2) Geri gelmek için. 5.5.1945