Bakın ne yapıyor, bu zâlim kesret…
Dostumun yüzüne, eyliyor hasret;
Bâzı ışık olur, bâzı karanlık,
Beni halkeylerken, olmuştur kısmet.
(Kader) silâhına, yok mudur kalkan?
Aklın kılıncına, dayanmıyor can;
Hesâb etmek ile, ele geçmiyor,
(Hâl)in tecellîsi, Haktandır ihsan.
Kendisi arslandır, yoktur âmiri,
Hiçbir mahlûk, onu, koyamaz geri;
(Cism-i lâtif) derler, her gözler görmez,
Siper edip saklar, et ile deri.
Gelen, geri gider, O kalır bâkî,
Ceryânı tükenmez, gayetle sahî;
Neş’e dağıtıyor, hem dahî (Muhît):
Nice güneşleri, birçok eflâki.
Değip, diriliyor, birçok ölüler,
Tamudan seyretse, ağlamaz, güler;
Bütün yollar, varır, O’na dayanır,
Okunan âyetler, hem de türküler.
Târîf etmek için, her lisan âciz,
Onun için (Emre), soldurdu beniz;
Dirilmek isteyen, zevk ile dinler,
Nefse mahkûm olan, oluyor tâciz.
Zapteden: Vasfiye Değirmenci
Saat:9.20
1.3.1955