Ateş düştü, yanar özüm,
Dâim feryâd eder sözüm;
Göreliden, gaaiboldu
Seni seyreyleyen gözüm.
Bu hâl ile ne olayım?
Gönül! bu aşka dolayım;
Nere gitti bu idrâkim?
Acebâ nasıl bulayım?
Yanar bu kalb, eder feryad,
Yine aşktan umar imdat;
İki kaşın unutturdu,
Acep nerde isimle ad?
Deniz midir, umman mıdır?
Her dertlere derman mıdır?
Bu ceryânım gelir senden,
Îman mıdır, güman mıdır?
Görünüşüm hayâl oldu,
Bu yokluğum, visâl oldu;
Bir kıvılcım değdi aşktan,
Mânâlı dilim lâl oldu.
Hallerimden haberdar yok,
Canım bitince, bîzar yok;
Cevlân ettim yeri, göğü,
Yüzünden başka bir yâr yok.
Acı bana, yanıyorum,
Beni Zâtın sanıyorum;
Susuz kaldım Kerbelâda,
Lebinden ben kanıyorum.
Akıl yetmez edâsına,
(Emre) hazır fedâsına;
Beşer kulağı dayanmaz
Candan gelen sadâsına.
Zapteden: Fuzûle Tezcan
Gaziantep – Saat: 19.55
17.8.1956