Aşkın, uyuturken, söyletir ninni,
Gafletten uyarıp, uyuttun beni;
Geceler rüyâda, gündüz hayâlde,
Dâim seyrederim, Dilberim, seni.

Evvel ölü idim, diri eyledin,
Belâlardan, gamdan, berî eyledin;
Nere gittiğimi, göremezdim ben,
Uçurum yollardan, geri eyledin.

Her zerreden, yolum, dayanır sana,
Yürür, seyrederim, ben kana kana;
Gizli sırlarını, ettin âşikâr,
Zelîl iken, döndüm, ben Süleymân’a.

Yolunda kalmadı, inişle yokuş,
Sıkıntılar bitti, her hâllerin hoş;
Gönlümün içinde, dîvan duruyor,
İtâat ederek, kurtlar ile kuş.

Ayrıyken, bitişti, onların canı,
Sen tâbi’ eyledin, iki cihânı;
Bütün konuşanlar, benden öğrenir,
İzin vermez isem, dönmez lisânı.

İlimler akarak, eyledin deniz,
Öğrenmek isteyen, çökmelidir diz;
Yüzünü çevirsen, eğer (Emre)den,
Küçük bir zerreden, oluyor, âciz,

Zapteden: Fuzûle Emre
Saat: 11.20 – 11.40


9.9.1954