Âlem yoktur, sen varsın,
Arzû düşman; sen yârsın;
Âşıkına rahmeyle:
Dâim sana yalvarsın.

Kalb kulağını aç,
Gönül ışığını saç;
Muhabbetini bulan,
Saltanattan almaz taç.

Ummaz dünyâdan mîras,
Bir varlığa tutmaz yas;
Durmadan çeker hasret,
Bir şeye etmez havas. (1)

Bilir her şeyi, senden,
Sabreder de, demez: Ben!
Seni canda bulana,
Görünmez kesret beden.

İdrâk eden, Sevgili!
Kelâm konuşmaz dili;
Bülbül ettin, öttürdün
Bu (Ümmî İsmâil)i.

Konuşur kuş dilince,
Öğrettin, etmez hece;
Doğdu Mânâ Güneşi,
Bitti karanlık gece.

Gözleri, görür gaaip,
Girdi canına Sâhip;
Bu dilden bilmeyene,
Duysa, gelir acâip.

Katraydı, oldu deniz,
Ne siz kaldı, ne de biz;
Bu hâlin karşısında
Bütün ilimler âciz.

Bilgi, makbere kadar;
Bilmediği neler vâr…
Her lisandan bilmez mi
Dâvet eyleyen Gaffâr?

Mâdem bir adı (Mâbûd),
Gözünle yüzünü tut;
Her dilden bilmek için,
(Emre)! bilgiyi unut.

Zapteden: Selim Akgül
Saat: 20.15

Not : Tarsus’tan gelirken otomobilde doğan bu doğuşun, baştan dört beş dörtlüğü zaptedilememiştir.


(1) Havas = Heves. 5.8.1954