Ah çekerim yine ben bugün nâçâr
Seni görsem bütün kanlarım kaçar;
Dost elinden sarhoş olan âşıklar,
Mahmur olur, nasıl gözünü açar…
Dostu gören, her söze nasıl uyar…
Uyur iken Dostun sözünü duyar;
Sarhoş eder, sadıkça teslimiyet,
Gafleti ko, aldatmasın hiç ayyar.
Dostlar! geldi, canıma bastı kadem,
İlim ile ben seni nasıl bilem?
Sadık oldum, ben (kâmil) den (1) öğrendim,
Yaralılar gelsin, süreyim merhem.
Aşk elinden kim bulduysa bir yara,
Âşık olup cerrah yanına vara; (2)
(Emre) aldı neşterini eline,
Teslim olanın yarasını yara. (3)
Utananlar bu meclise gelmesin,
Âr edenler, Dilber, seni bilmesin;
Emrederim nutkeyliyen (Emre)ye,
Ta’n edenin yarasını delmesin.
Cerrah deler yaraları sevgiyle,
Daim ister âşık gönüle gele;
Hak emretmiş Kur’anında âşıka,
Âşık olsun kendisi ile bile. (4)
Karşılıyor âşıkı güle güle,
Sen geçirme, bu zaman gelmez ele; (5)
(Emre), âşıkına söyler bu sözü,
Zerresini gösterir mi hiç ele… (6)
(1) (İnsan-ı kâmil) den.
(2) Varsın.
(3) Yarsın.
(4) Bile = beraber.
(5) Ele gelmek = ele geçmek.
(6) Başkasına, yabancıya. 5.11.1944