Açılmış bir gülsün, güzel domrcak!
Diken siper eder, dokunmaz ayak;
Bülbüller âşıktır, dolanır, öter,
Tatlı seslerine, dayanmaz kulak.
Bir canlı çiçeksin, değilsin nebat,
Senden taksîm olur, âşıka hayat;
Dirilen dimâğa, saçarsın dâim,
İnkâr edenlere, kopuyor afat.
Görülenler sensin, hem dahî gören,
Sen sana söylersin: çalış da öğren!
Aklımı, fikrimi, ettin istîlâ,
Kendimi kaybettim, nere gitti ben?
Bâzı dolaşırım, meyhânelerde,
Harap kuşu gibi, vîrânelerde;
Kendime bakarım, âlimden âlim,
Gözümü açarım, dîvânelerde.
Bâzı, inkâr eder, olurum murtad,
İkrâr eyleyince, her ağıza tad;
Eğer anarlarsa, bütün lisandan,
Kulağım işitmez, kalmadı bir ad.
(Yok) ile yok oldum; nerdedir varlık?
Gitti gece, gündüz, bitti karanlık;
Esrârı İlâhî, oldu âşikâr,
Hep kapalı kalbler, bakarım, açık.
Seyrân eyler iken, dilim lâl olur,
Görünen, benimdir, bana mal olur;
Bendeki cevherler, onlara geçer,
Görünen (Emre)lik, bir hayâl olur.
Zapteden: Neş’e Emre
Saat:10.30
14.4.1956