Mânevî yolcuyuz, konar, göçeriz,
Dünyâ ve âhiret, yoldur: geçeriz;
Âbıhayat denen, aşkın suyundan
Sâkîsini bulduk, alır, içeriz.

Anlamıyan: ölü, bizler diriyiz,
Her iki âlemin, biz Dilberiyiz:
Arzû ile emel, tutamaz bizi,
Aldatan Şeytandan, hem de berîyiz.

Suyumuz: Muhabbet, gıdâmız: Kelâm,
Yaktı, nasîbetti, bizlere Mevlâm;
Âlim idrâk etmez, esrârımızı,
Görünmedik yerden, alırız ilham.

Seyreden gözümüz: (Arşı Âlâ)dır,
Bakıp görenleri, tatlı ağlatır;
(Hablülmetîn) derler, bir ip varımış,
Takvâ olanları, bize bağlatır.

Bu bizim gönlümüz: (Deryâ-yı Ahad),
Orda (Hayyülkayyûm), dağıtır hayat;
Dilimizden size, (Târîf Eden)e,
Nice peygamberler, bulamamış ad.

Lisân-ı hâl ile, târîf etmişler,
Geldikleri yere, geri gitmişler;
(Emre)nin elinden, onlar tutunca,
Arş ile Âlâ’ya, varıp yetmişler;

Zapteden: Vasfiye Değirmenci
Saat:8.50


25.5.1954