Senin emrindedir, nice bin canlar…
İzninle kokuyor, güller, reyhanlar;
Îmâr ediliyor, harâboluyor:
Nerelere gitti, yapılan hanlar?..
Sür’atle değişir, her şeyin şekli;
Seni târîf eder, insanın dili;
Felek döndürüyor, bir ân durmadan,
Bakarsak görürüz, ilçeyi, ili.
Hiç varlık durmuyor, bir türlü karar,
Yanıp arayanlar, bilmezden sorar;
Senden ayrılanlar, ediyor ikrah,
Kendi hâllerinde, hep seni arar.
Elvânıyın, yoktur, haddi, pâyânı, (1)
Çeşitli boyarsın, birtek, bir canı;
Anca aşkın gözü, seyrân ediyor,
Akılla bilmenin, yoktur imkânı.
Kimisi seviyor, hûriyle melek,
Kimisi seviyor, çeşitli çiçek;
Bunların sebebi, acebâ kimdir?
Âşıkın muradı: Yüzünü görmek.
Târîf ediyorsun, türlü lisandan,
Ârîyim diyorsun, ad ile sandan;
Bu (Emre) bulmuştur, tâkîb ederek,
Her dâim seviyor, seni insandan.
Zapteden: Selim Akgül
Saat:8.10
(1) Elvânıyın = Senin elvânının, senin renklerinin. 17.11.1954