Dilsiz, dudaksızsın, bakarsın bebek!
Mânevî görüşle, yakarsın bebek!
Cennet bahçesinin, gülleri gibi,
Alan burunlara, kokarsın bebek!
Acep nereleri, seyrân edersin?
Gönülden geçerek, devrân edersin;
Arzûsuz emelsiz duruşun ile
Seni sevenleri, hayrân edersin.
Kalbiyin içinde, Rahman gizlidir, (1)
Bilmez gibi durunğ, irfan gizlidir; (2)
Nice hazîneler, saklanmış sende,
Vâkıf olanlarda, Îman gizlidir.
Bir noktasın amma, yedi deryâsın,
Kendini bilirsen, Yüce Mevlâsın;
Hakîkat aynası, gizlidir sende,
Ben gibi suçlular, bakıp ağlasın.
Yüzümün kirini, ateş yıkamaz,
İçimi görenler, dönüp bakamaz;
Günâhım katıdır, mermerler gibi,
Korkarım cehennem, beni yakamaz.
Yüreğimin kiri, ettirir ikrah,
Gelmiş de birikmiş, en büyük günah;
Yedi tamu yaksa, acep bulur mu,
Mevlâ huzûrunda, durarak, felâh?
Âdem’le Havvâ’yı affeden Mevlâ!
Lûtfet benim gibi, bir suçlu kula;
Kulağım duymadı, görmedi gözüm,
Hazreti Muhammed, derken esselâ!
Ne kadar katıyım, etmedi te’sir,
Suçuma olmadım, hiç müteessir;
Küt iken bu nefsim, bağladı beni,
Emrine alarak, (Emre)yi, esir.
Bir ümîdi vardır, bilir ki: Gaffâr;
Hazîneler dolu, çeşitli af var;
Kapıyın önünde, gece ve gündüz (3)
Yüz sürerek dâim, her hâlleri zâr.
Zapteden: Neş’e Emre
Saat:8.45
(1) Senin kalbinin.
(2) Durunğ = Durursun.
(3) Kapıyın = Senin kapının. 2.12.1954