Bu aşkın elinden, ne hâller olmuş…
Gönüller kan olmuş, çok renkler solmuş;
Pençesine düşen, kurtulamıyor,
Olsa yerde arslan, gökte, uçan kuş.

Toprağın üstüne, kanlar dökülmüş,
Yakalar yırtılmış, beller bükülmüş;
(Asl)ını görünce, birçok (Kerem)in,
Otuziki dişi, dipten sökülmüş.

Çokları girmiştir, nice zindana…
Gözleri boyanmış, kırmızı kana;
Vücûdu görünmez, her yerde hâkim,
Pençesini atar, kıymetli cana.

Bâzısı, tutulup, dünyâda şaşmış.
Arkasına düşüp, çok dağlar aşmış;
Canı, Mâşuk! diye, teslîm edenin,
Yüzüne, boynuna, zülfü dolaşmış.

Hesapsız evleri, eylemiş vîrân…
Âşık gönülleri, edince hayrân,
Arslanlara benzer, çok yiğitlerin,
Elinde, kolunda, koymamış derman.

Temâs eyleyince, (Emre)yi yakar,
O aşka tutuldu, yüzüne bakar;
Gözünden gönlüne, mecrâ açıldı,
İçinden içine, kanları akar.

Zapteden: Selim Akgül.
Saat:20.15

Not: Malatya – Adana arasında, trende doğmuştur.


6.1.1955