Bilinmez âleme, düştü bu gönlüm,
Dâim diriliktir, değildir ölüm;
Dille târîf etmek, olur mu mümkün…
Âşikâr eylesen, ederler hücum.
Onu seyredenler, görür onunla,
Evvelden gelmiştir, böyle usûle;
Kendi eli ile, düzülmüş kaanun,
Evveli, âhiri, sürüyor hâlâ.
Perdeyi kaldırmaz, yorulmayınca,
Âşık olan gönül, durulmaynca;
Kirpik oklarını, çekmiş, duruyor,
Yüzünü göstermez, vurulmayınca.
Kul gibi değildir, dîn, îmânı yok;
Vakıt, saat, sene, bir zamânı yok;
Bu aşkın derdine, devâ bulunmaz,
Âh etmekten başka, bir dermânı yok.
Tutulan adama, efgaan ettirir,
Gönlünü, gözünü, hep kan ettirir;
Siper eyleyecek, tâkat bırakmaz,
Ne kadar saklansa, üryân ettirir.
Zapteden: Neş’e Emre
Saat:8.25
5.2.1955