Derdi olmıyanlar, derman bilir mi…
Hayattan geçenler, zaman bilir mi…
(Fâil-i Muhtâr)ı, seyir ederse,
Dâim Hakkı görür, Şeytan bilir mi…

Cansız olanlarda, kalır mı azap…
Bilir, nerden gelir, her vakıt hitap;
Nereye dönerse, orda görülür:
(Canlı İmam) ile, (Yıkılmaz Mihrap).

Kılar namazını, huzûru vardır,
Onu kabûl eden Gaffârı vardır;
Kılar kılmaz, biter fücûr, fuhşiyyât, (1)
Suçları örtücü Settârı vardır.

Yıkar, temiz eder, bırakmaz bir kir,
(Daha büyük olan), vardır bir zikir, (2)
Uyan gönül! yok ol, kalmasın varlık,
Yok olandan sormaz, günâhı Münkir.

Kendinden geçersen, Gaffârüzzünup,
-Güven dâim ona- eylemez mahcup;
(Küllü men aleyhâ fân)ı işitti,
Onun için, (Emre), hiç olmaz mağlûp.

Zapteden: Selim Akgül
Saat: 8.30


(1) ve (2) (İnnessalâte tenhâ anilfahşâi velmünker ve lezikrullahi ekber – âyet.) 17.4.1955