Bir yandan yaparsın, bir yandan yıkar,
Yüreğin acımaz, döner de bakar;
Verdiğin dil: yılan; herkesi sokar;
Zehiri çeşitli, yalan dünyâsın,
Gelen, senden geçer; kalan dünyâsın!

Sana kurbân olur, genç ile koca,
Sayısız âlimler, nice bin hoca…
Kendine çekersin, takarak kanca;
Zehiri çeşitli, yalan dünyâsın,
Gelen, senden geçer; kalan dünyâsın!

Kurtlara verirsin, nice bedeni…
Ulup, çürütürsün, gül gibi teni, (1)
Alıp uyutursun, gelip gideni;
Zehiri çeşitli, yalan dünyâsın,
Gelen, senden geçer; kalan dünyâsın!

Diriltip öldürmek, senin işindir,
Tatlı gülüşlerin: keskin dişindir;
Her gelen takılır, sırlı peşin, dir;
Zehiri çeşitli, yalan dünyâsın,
Gelen, senden geçer; kalan dünyâsın!

Zapteden: Fuzûle Emre
Saat: 3.15

Not: Doğuş yarım kalmıştır.


(1) Ulmak = Çürümek. 13.5.1955