Ne kadar gülersen, yalan dünyâsın!
Boşalıp boşalıp, dolan dünyâsın!
Bâzı, açılırsın, güller gibi sen,
Ömür tükenince, solan dünyâsın!

Hiç iflâh olur mu, suyundan içen?
Yakayı alamaz, pençene geçen;
Sana hâkim olur, Mevlâ âşıkı,
Bir mevtâ olmadan, içinden göçen.

Her tarafın benzer, yanan tamuya,
İçin ateş; dışın garkolmuş suya;
Gözünü açıp da bakan görüyor;
Çünkü benziyorsun, dipsiz kuyuya.

Şiddetli zehirdir, her akan suyun;
Renkten renge döner, bilinmez huyun;
Fitne insan gibi, cüce durursun,
Durmadan değişir, sihirli boyun.

Hemi söyler, hem de, kendin duyarsın,
Sesini duyanı, kana boyarsın;
Sana gelenlere, verirsin libas,
Tekrar, gider iken, yine soyarsın.

Etrafında gezen, mutlaka düşer,
Her tarafın dolu, bilinmedik şer;
Yârab! bu (Emre)yi, dâimâ koru,
Senin bir kulundur, hem dahî beşer.

Zapteden: Vasfiye Değirmenci
Saat:9.00

Çiftehan yolunda, otomobilde doğmuştur.


8.5.1957