Birbirine uymaz, her günüm benim,
Onun için çıkar, bu ünüm benim;
Kıble-i Rahmâna çok şükür, döndü,
Tekrar geri dönmez, hiç yönüm benim.

Durmadan metheder, bu dilim benim,
Tutmuştur, bırakmaz, bu elim benim;
Ölü değil, canlı, okunan kitap,
Kimsenin değildir, bu ilim benim!

Hâl ile okunur, göz ile değil,
Muhabbet öğretir; söz ile değil;
Vaktı, saatı yok; bir (ân-ı dâim),
Bahâr ile, yazla, güz ile değil.

Târîf eyleyemez, onu okuyan,
Mevlâyı gösterir, öyle bir Kur’an;
Birçokları arar, (bulmayız) derler,
Semâda değildir, her yerde ayân.

Kendini unutup görenle birdir,
Canını götürüp verenle birdir;
Amel çokluğuna îtibâr olmaz,
Geçip; muhabbetten erenle birdir. (1)

Mâdem (Emre)! duydun, yürü durmadan,
Kime bâkî kaldı, bu fânî cihan?
Sevip de haşrolmuş, her yerden bakar,
Dostu düşünmeyen nice yüzbin can…

Zapteden: Zâkir Akiz
Namrun, Saat:7.35


(1) Yaptığı amele güvenmeyip, Allaha sevgi yoluyla ulaşanla birdir. 18.8.1957